1. Haberler
  2. Mardin Haber
  3. Mardin Gezilecek Yerler Rehberi: Tarihin Taşla Buluştuğu Masal Şehirde Görülmesi Gereken Tüm Yerler

Mardin Gezilecek Yerler Rehberi: Tarihin Taşla Buluştuğu Masal Şehirde Görülmesi Gereken Tüm Yerler

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin kadim kenti Mardin, binlerce yıllık tarihi, farklı din ve kültürlerin bir arada barış içinde yaşadığı çok katmanlı sosyokültürel yapısı ve büyüleyici taş mimarisiyle Türkiye’nin en özgün seyahat rotalarından biridir. Mezopotamya ovasına tepeden bakan konumuyla “Gündüzü seyranlık, gecesi gerdanlık” olarak anılan şehir; camileri, kiliseleri, manastırları, antik kentleri ve abbaralı dar sokaklarıyla ziyaretçilerine açık hava müzesi atmosferi sunar. İşte seyahat planı yapanlar için hiçbir önemli noktayı atlamadan hazırlanan, tarihî ve pratik bilgileri içeren en kapsamlı Mardin gezilecek yerler listesi.

1. Mardin Kalesi (Kartal Yuvası)

Mardin kentinin en yüksek noktasında, ovaya hâkim sarp kayalıklar üzerine inşa edilmiş olan Mardin Kalesi, halk arasında “Kartal Yuvası” adıyla da bilinir. Tarihi yaklaşık 10. yüzyıla, Hamdaniler dönemine kadar uzanan kale, daha sonra Artuklular, Akkoyunlular, Safeviler ve Osmanlılar tarafından stratejik savunma amacıyla kullanılmıştır. Kale içerisinde geçmişte su sarnıçları, erzak depoları ve yerleşim alanları bulunmaktaydı. Günümüzde askeri radar bölgesi sınırları içerisinde yer aldığı için kalenin içine sivil girişler özel izin haricinde kısıtlıdır; ancak kalenin etekleri, Zinciriye Medresesi çevresi ve eski Mardin terasları, kalenin heybetli silüetini ve altındaki engin Mezopotamya manzarasını fotoğraflamak için en ideal seyir noktalarıdır.

2. Deyrulzafaran Manastırı

Mardin il merkezinin yaklaşık 5 kilometre güneydoğusunda yer alan Deyrulzafaran Manastırı, Süryani Kadim Cemaati’nin dünyadaki en önemli ibadet ve idari merkezlerinden biridir. 5. yüzyılda inşa edilen manastır kompleksi; Mor Hananyo Kilisesi, Azizler Türbesi, Meryem Ana Kilisesi ve Güneş Tapınağı olmak üzere dört ana bölümden oluşur. Manastırın temelinde milattan önceki dönemlere tarihlenen bir Güneş Tapınağı bulunmaktadır ve taşların harç kullanılmadan kilit taşı tekniğiyle birleştirildiği tavan mimarisi görenleri büyüler. 1932 yılına kadar Süryani Ortodoks Patrikliği’nin makamı olan bu kutsal mekân, adını çevresinde bolca yetişen safran (zafaran) bitkisinden almıştır. Rehber eşliğinde gezilen manastırda Süryanice el yazması kutsal metinler ve asırlık ahşap oymacılığı örnekleri de sergilenmektedir.

3. Kasımiye Medresesi

Artuklular döneminde yapımına başlanan ancak Timur istilası ve Akkoyunlu mücadeleleri sebebiyle yarım kalan, 15. yüzyıl sonlarında Akkoyunlu Sultanı Kasım İbn Cihangir tarafından tamamlanan Kasımiye Medresesi, Mardin taş işçiliğinin şaheserleri arasındadır. İki katlı, açık avlulu ve tek eyvanlı plan şemasına sahip olan medresede dikkat çeken en felsefi alan avludaki çeşme ve havuz sistemidir. Çeşmeden akan su; doğumu, daralan kanal gençliği, genişleyen kanal olgunluğu, derin havuz ise ölümü ve ahireti temsil eden tasavvufi bir döngüyü simgeler. Medrese bünyesinde cami, türbe ve geçmişte dini ilimlerin yanı sıra tıp ve astronomi gibi pozitif bilimlerin de okutulduğu derslik odaları yer alır.

4. Zinciriye (Sultan İsa) Medresesi

Mardin Kalesi’nin hemen eteklerinde, şehre tepeden bakan teraslı bir yamaçta konumlanan Zinciriye Medresesi, 1385 yılında son Artuklu Sultanı Melik Necmeddin İsa bin Muzaffer Davud tarafından yaptırılmıştır. Dilimli kubbeleri, anıtsal taçkapısı ve avlusundaki simetrik havuz mimarisiyle öne çıkar. Timur ordularıyla savaşan Sultan İsa’nın bir dönem bu medresede hapsedildiği tarihi kayıtlarda yer almaktadır. Medresenin üst katındaki teras, tüm eski Mardin sokaklarını, çatıları ve sonsuzluğa uzanan Mezopotamya ovasını panoramik açıdan izlemek isteyen fotoğraf tutkunlarının şehirdeki en popüler uğrak yeridir.

5. Mardin Ulu Camii (Cami-i Kebir)

Eski Mardin’in kalbinde yükselen yivli minaresiyle kentin simgesi haline gelen Ulu Camii, Artuklu dönemi mimarisinin en köklü ibadethanesidir. Kitabelere göre 1176 yılında Artuklu hükümdarı Diyarbekir Kutbeddin İlgazi döneminde inşa ettirilmiştir. Enine dikdörtgen planlı cami, mihrap önü kubbeli plan şemasının erken dönem Anadolu Türk mimarisindeki en başarılı temsilcisidir. Sarı kalker taşından inşa edilen caminin avlusunda bir şadırvan ve revaklar bulunur. Tek minaresi üzerinde yer alan zengin taş kabartmalar ve kufi hat yazıları, İslam sanatının taş üzerindeki ince zarafetini gözler önüne serer.

6. Dara Antik Kenti

Mardin’in Nusaybin karayolu üzerinde, merkeze 30 kilometre mesafede bulunan Oğuz Köyü sınırları içerisindeki Dara Antik Kenti, Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu’nun Sasani İmparatorluğu sınırını korumak amacıyla 6. yüzyılda kurduğu stratejik bir garnizon kentidir. “Mezopotamya’nın Efes’i” olarak nitelendirilen antik kentte kaya içine oyulmuş devasa su sarnıçları (Zindan), kaya mezarları, agora, tiyatro, sur kalıntıları ve toplu mezarlık alanı (Nekropol) yer alır. Nekropol alanında görülen üç katlı mezar yapısı ve yeniden diriliş (Hristiyan eskatolojisi) inancını simgeleyen kabartmalar, antik dünyanın inanç sistemine ışık tutar.

7. Midyat Eski Kent ve Sıla Konağı (Midyat Devlet Konukevi)

Mardin’in taş işçiliğiyle dünya çapında ün kazanan ilçesi Midyat, geleneksel telkâri sanatı ve estetik konaklarıyla öne çıkar. İlçenin en yüksek tepesinde bulunan Midyat Devlet Konukevi (dizilere ev sahipliği yapması nedeniyle halk arasında Sıla Konağı olarak da anılır), üç katlı yapısı, geniş terasları ve cephesindeki taş oymacılığıyla tipik Süryani sivil mimarisini yansıtır. Konağın en üst terasından Midyat’ın tarihi taş evleri, kilise çan kuleleri ve cami minarelerinin oluşturduğu büyüleyici silüet eksiksiz bir şekilde izlenebilir.

8. Mor Gabriel Manastırı (Deyrulumur)

Midyat ilçe merkezine yaklaşık 23 kilometre mesafede, Turabdin Platosu’nun kalbinde yer alan Mor Gabriel Manastırı, dünyanın ayakta kalan en eski Süryani Ortodoks manastırlarından biridir. Miladi 397 yılında Mor Şmuel ve Mor Şemun tarafından kurulan manastır, Roma imparatorları Arcadius, Honorius, II. Theodosius ve I. Justinianus’un bağışlarıyla zenginleşmiştir. Kompleks; Ana Kilise, Theodora Kubbesi, Meryem Ana Kilisesi, Azizler Türbesi ve rahiplerin yaşam alanlarından oluşur. İç mekan mozaikleri, revaklı avluları ve mistik atmosferiyle Mor Gabriel, Süryani manastır yaşamının günümüzdeki en aktif merkezidir.

9. Mardin Müzesi

Mardin Cumhuriyet Meydanı’nın hemen altında yer alan Mardin Müzesi binası, 1895 yılında Süryani Katolik Patrikhanesi olarak inşa edilmiş görkemli bir taş yapıdır. 1995 yılında müzeye dönüştürülen üç katlı konak; Paleolitik, Neolitik, Tunç, Demir Çağları ile Asur, Urartu, Helenistik, Roma, Bizans, Artuklu, Akkoyunlu ve Osmanlı dönemlerine ait zengin bir arkeolojik ve etnografik koleksiyona ev sahipliği yapar. Müzede pişmiş toprak kaplar, mühürler, sikkeler, takılar ve mezar stelleri sergilenirken, müze bahçesinde çeşitli kültürel atölyeler de düzenlenmektedir.

10. Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi

Eski Mardin girişinde bulunan ve Osmanlı döneminde Süvari Kışlası olarak kullanılan yapı, restore edilerek Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi ve Dilek Sabancı Sanat Galerisi adıyla ziyarete açılmıştır. Müze bölümünde Mardin’in zanaat kültürü, tarım geçmişi, geleneksel yaşamı, demircilik, bakırcılık ve telkâri ustalarının balmumu heykellerle canlandırıldığı tematik odalar bulunur. Sanat galerisi bölümünde ise uluslararası düzeyde süreli sergiler ve çağdaş sanat etkinlikleri düzenlenmektedir.

11. Tarihi Mardin Evleri ve Abbara Sokakları

Mardin mimarisinin en belirgin karakteristik özelliği, topoğrafyaya mükemmel uyum sağlayan basamaklı taş evler ve sokakların birbirine bağlandığı tünel benzeri geçitler olan “abbara”lardır. Kolay işlenen ancak hava ile temas ettikçe sertleşen sarı kalker taşından inşa edilen evler, birbirinin güneşini ve manzarasını kapatmayacak kademeli bir düzende dizilmiştir. Evlerin altından geçen, üstü konut altı kamuya açık sokak olan abbaralar, yazın kavurucu sıcağında serin bir koridor oluştururken kışın rüzgardan korur. Şar Mahallesi, Bab-ı Sor ve Savurkapı sokaklarında kaybolarak yürümek, Mardin’in ruhunu hissetmenin en etkili yoludur.

12. Kırklar Kilisesi (Mor Behnam ve Saro Kilisesi)

Mardin merkezinde yer alan ve 6. yüzyıla tarihlenen Kırklar Kilisesi, Süryani cemaatinin aktif ibadethanelerinden biridir. Adını 4. yüzyılda Sivas’ta inançları uğruna dondurucu göle atılarak şehit edilen kırk Hristiyan askerden alan kilise, geniş avlusu, kesme taş mimarisi ve tavan süslemeleriyle dikkat çeker. İç mekanında yüzlerce yıllık kök boyalı perdeler, ahşap ikonostaslar ve İncil’den sahnelerin tasvir edildiği tarihi tablolar yer almaktadır.

13. Tarihi Kayseriye Bedesteni ve Revaklı Çarşı

Mardin’in ticari yaşamının yüzyıllardır attığı kalbi olan çarşılar bölgesi, geleneksel el sanatlarının sürdürüldüğü canlı mekanlardır. 15. yüzyıl sonlarında inşa edilen Kayseriye Bedesteni, kapalı çarşı planında inşa edilmiş olup içerisinde gümüşçüler, antika dükkanları ve yöresel ürün satıcıları barındırır. Hemen yakınındaki Sipahiler Çarşısı (Revaklı Çarşı) ise cadde boyunca sıralanan tonozlu revakları, bakırcı ve marangoz atölyeleriyle tarihi atmosferini korumaktadır. Burada meşhur Mardin bıttım sabunu, Süryani çöreği, badem şekeri ve menengiç kahvesi temin edilebilir.

14. Latifiye Camii (Abdullatif Camii)

Mardin merkezinde, 1371 yılında Artuklu hükümdarlarından Melik Salih ve Melik Muzaffer’in hizmetinde bulunan Abdullatif bin Abdullah tarafından yaptırılan Latifiye Camii, kentin en zarif dini yapılarından biridir. Caminin taçkapısı Selçuklu taş süsleme sanatının tüm inceliklerini barındıran geometrik ve bitkisel kabartmalarla bezenmiştir. Kare planlı avlusu, minaresi ve iç mekandaki ahşap oymacılık örnekleri dönemin yüksek sanat zevkini yansıtır.

15. Hatuniye Medresesi (Sitti Radviyye Medresesi)

Gül Mahallesi’nde bulunan Hatuniye Medresesi, 12. yüzyılın sonlarında Artuklu Hükümdarı Kutbeddin İlgazi’nin annesi Sitti Radviyye tarafından yaptırılmıştır. İki katlı, iki eyvanlı ve revaklı avlulu plan şemasına sahip olan medrese, mimarlık tarihinde revaklı avlulu medreselerin erken örneklerinden kabul edilir. Yapı içerisinde yer alan türbede Hz. Muhammed’e (S.A.V.) ait olduğu rivayet edilen bir ayak izi (Kadem-i Şerif) muhafaza edilmekte ve ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekmektedir.

16. Şehidiye Camii ve Medresesi

Eski Mardin’in ana caddesi üzerinde konumlanan Şehidiye Camii, 1214 yılında Artuklu Sultanı Melik Mansur Nasreddin Artuk Aslan tarafından inşa ettirilmiştir. Medrese, cami ve türbeden oluşan kompleksin en dikkat çekici ögesi, 1916 yılında Ermeni mimar Serkis Lole tarafından yeniden inşa edilen heykelsi minaresidir. Doğu ve Batı mimarisinin harmanlandığı çift şerefeli bu minare, taş işçiliğindeki spiral kıvrımları ve dantel gibi işlenmiş motifleriyle kentin silüetinde anında ayırt edilir.

17. Mor Dimet Kilisesi ve Mor Evgin (Mar Augin) Manastırı

Nusaybin ilçesine yaklaşık 25 kilometre mesafede, Bagok Dağı’nın güney yamaçlarında ovaya 500 metre yükseklikten bakan Mor Evgin Manastırı, bölgedeki manastır geleneğinin öncülerindendir. Mısır’dan gelen Mor Evgin ve 70 müridi tarafından 4. yüzyılın başlarında kurulduğu kabul edilen yapı, “Mezopotamya’nın Sümela’sı” olarak anılır. Sarp kayalıkların içerisine oyulmuş mağaraları, kilise binası ve çan kulesiyle uçurum kenarında kartal yuvası gibi yükselen manastır, eşsiz bir coğrafi konuma sahiptir.

18. Beyazsu Mesire Alanı

Midyat ile Nusaybin ilçeleri arasında, kurak Mezopotamya coğrafyasının ortasında bir vaha gibi uzanan Beyazsu, yer altından kaynayan berrak ve soğuk suyuyla bölgenin en önemli su kaynağı ve dinlenme alanıdır. Suyun üzerine kurulan ahşap tahtlar, köşkler ve çardaklarda ziyaretçiler dinlenebilir, yöresel alabalık ve kebap çeşitlerini tadabilirler. Özellikle ilkbahar ve yaz aylarında serinlemek isteyen gezginlerin vazgeçilmez durağıdır.

19. Mor Yakup Manastırı ve Zeynel Abidin Camii Külliyesi (Nusaybin)

Nusaybin ilçe merkezinde yan yana konumlanan Mor Yakup Manastırı ve Zeynel Abidin Camii, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde “İnanç Parkı” konseptiyle yer alan eşsiz bir hoşgörü sembolüdür. 4. yüzyılda kurulan Mor Yakup Manastırı, dünyanın ilk üniversitelerinden biri olarak kabul edilen Nisibis (Nusaybin) Akademisi’nin ayakta kalan merkezidir. Manastırın hemen komşusu olan Zeynel Abidin Camii Külliyesi ise Hz. Muhammed’in 13. kuşaktan torunu olan Zeynel Abidin ve kız kardeşi Zeynep’in türbelerini barındırır. İki farklı dinin ibadethanesinin sadece bir duvarla ayrılması, bölgedeki kadim bir arada yaşama kültürünün en somut kanıtıdır.

20. Savur Tarihi Evleri ve Abdullah Bey Konağı

Mardin merkezine yaklaşık 45 kilometre uzaklıkta bulunan Savur ilçesi, topoğrafik yapısı ve geleneksel mimarisi sebebiyle “Küçük Mardin” olarak adlandırılır. Yeşillikler içindeki vadide yükselen taş konaklar arasında en ünlüsü 19. yüzyıldan kalma Abdullah Bey Konağı’dır. Dizi ve filmlere de mekan olan konak, ahşap tavan işlemeleri, avlusu ve geniş odalarıyla korunmuş sivil mimarinin en seçkin örneklerindendir. Savur aynı zamanda Nobel Kimya Ödülü sahibi Prof. Dr. Aziz Sancar’ın doğup büyüdüğü ilçedir.

21. Dereiçi (Kıllıt) Süryani Köyü

Savur ilçesine bağlı Dereiçi (eski adıyla Kıllıt) Köyü, vadi tabanına kurulmuş ve neredeyse tamamı terk edilmiş taş evleriyle açık hava müzesini andıran hayalet bir köydür. Geçmişte zengin bir Süryani nüfusa ev sahipliği yapan köyde Mor Yuhanun Kilisesi, Mor Kuryakos Kilisesi ve Protestan Kilisesi gibi anıtsal dini yapılar yer alır. Sessiz sokakları, asırlık taş kemerleri ve mistik havasıyla fotoğraf gezginleri için benzersiz bir keşif noktasıdır.

22. Marin (Merdis) Harabeleri

Nusaybin ilçesinin yaklaşık 15 kilometre kuzeydoğusunda, Bagok Dağı eteklerinde yer alan Marin Harabeleri, antik çağlardan Orta Çağ’a kadar uzanan köklü bir yerleşim alanıdır. Geniş bir alana yayılan kalıntılar arasında kayalara oyulmuş sarnıçlar, sur duvarları, saray kalıntıları ve kilise temelleri bulunmaktadır. Henüz kapsamlı bir arkeolojik kazının yapılmadığı bölge, bakir tarihi dokusuyla doğa ve tarih yürüyüşçülerinin ilgisini çekmektedir.

23. Gurs Vadisi ve Kızıltepe Şelaleleri

Kızıltepe ilçe sınırları içerisinde yer alan Gurs Vadisi, çöl iklimini andıran ovanın hemen yanı başında yer alan yemyeşil doğası, nar bahçeleri, akarsuları ve şelaleleriyle tanınır. Vadi boyunca yer alan köylerde tarihi su değirmenleri kalıntıları ve serin piknik alanları bulunur. Mardin gezinizde doğa ile baş başa kalıp dinlenmek için ideal bir kaçış noktasıdır.

24. Dunaysır (Kızıltepe) Ulu Camii

Kızıltepe ilçe merkezinde bulunan tarihi cami, Artuklu Hükümdarı Yuluk Arslan tarafından 1184 yılında başlatılmış ve kardeşi Artuk Arslan tarafından 1204 yılında tamamlanmıştır. Anadolu Türk-İslam mimarisinde mihrap önü kubbeli enine plan şemasının en anıtsal örneklerindendir. Caminin kesme taştan inşa edilmiş dış cephesindeki pencereler, geometrik bezemeler ve iç mekandaki ince işlenmiş taş mihrabı, Artuklu dönemi taş işçiliğinin zirve noktalarından biri kabul edilir.

Mardin Gezisi İçin Pratik Seyahat İpuçları ve Öneriler

  • En Uygun Ziyaret Zamanı: Yaz aylarında sıcaklıkların 40 derecenin üzerine çıkabildiği Mardin’i keşfetmek için en ideal aylar ilkbahar (Nisan-Mayıs) ve sonbahar (Eylül-Ekim-Kasım) dönemleridir.
  • Ayakkabı Seçimi: Eski Mardin’in yokuşlu, basamaklı ve pürüzsüzleşmiş taş sokaklarında güvenli yürüyebilmek için mutlaka kaymayan tabanlı ve rahat yürüyüş ayakkabıları tercih edilmelidir.
  • Ulaşım ve Rota Planı: Eski Mardin yürüyerek keşfedilebilir; ancak Dara Antik Kenti, Midyat, Deyrulzafaran ve Beyazsu gibi noktalar merkeze dağılmış durumda olduğundan araç kiralama veya günübirlik turlardan faydalanmak seyahati kolaylaştırır.
  • Tadılması Gereken Yöresel Lezzetler: Mardin tabağı (kaburga dolması, sembusek, içli köfte/irok, soğan dolması), kuru patlıcan dolması, kiliçe (çörek), Harire tatlısı ve Süryani şarabı mutlaka deneyimlenmelidir.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter